Hindistan, artan enerji maliyetleri ve Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya. Başbakan Narendra Modi, yaklaşık 1.5 milyar Hintliye altın alımını bir yıl süreyle durdurmaları çağrısında bulunarak, ülkenin içinde bulunduğu durumu gözler önüne serdi. Hindistan’ın ihracatının %15’i, ithalatının ise %20’si Orta Doğu’ya bağlı durumda.
Kriz, enerji maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte Hindistan’ın para birimi rupi ve döviz rezervleri üzerinde baskı yarattı. Modi, halktan tedbir almasını isteyerek, “Kemerleri sıkın” dedi. Pandemi döneminde başarılı olan bazı radikal önlemler yeniden gündeme geldi. Başbakan, vatandaşların yakıt tasarrufu için evden çalışmaları ve toplu taşıma kullanmalarını önerdi. Bu önlemler, ülkeye giren petrol ve dizel tüketimini acilen azaltmayı hedefliyor.
Hindistan, tükettiği petrolün %85’ini ithal ediyor ve enerji ihtiyacının büyük bir kısmı Basra Körfezi ile Hürmüz Boğazı’na bağımlı. Ancak, bu bölgelerdeki gerginlik gaz kıtlığına yol açınca, sosyal medya platformlarında “gazsız yemek tarifleri” paylaşılmaya başlandı.
Hindistan, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla rotasını Rusya’ya çevirmiş durumda. Ancak, Rus petrolü üzerinde Hindistan ve Çin arasında süren yoğun bir rekabet var.
Yüksek enerji fiyatlarının etkisiyle, Modi hükümeti döviz rezervlerini korumak için halktan büyük bir fedakarlık talep ediyor. Altın, Hindistan’da büyük harcama yapılan bir kalem. Geçen yıl sadece altına 72 milyar dolar harcandı, bu nedenle bu alışverişin kısıtlanması hedefleniyor.
Ekonomik sorunlar yalnızca enerji ile sınırlı değil. Hindistan, gübre tüketiminde de dünyanın en büyük ikinci ülkesi konumunda. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla gübre fiyatları aşırı yükseldi ve küçük çiftçiler borç içinde kalırken, hasat kaygıları da arttı. Ayrıca, baharat ticareti de durma noktasına geldi.
Modi’nin bu çağrıları, Nisan ayındaki eyalet seçimlerinin hemen ardından yapması dikkat çekiyor. Batı Bengal’de elde edilen tarihi zaferin ardından, ekonomik gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi. Uzmanlar, bu durumun Hint halkının krizin bedelini hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor.